10 Ocak 2011 Pazartesi

Bu nasıl bir lanettir

Bugün akşam üzeri çok önemli bir sınavım vardı. Bornova'nın soğuk sularından çıktım Buca'ya doğru. Tam olarak sınavdan 2 saat önce. Tipik durağa yürüme ve otobüs bekleme zincirinden sonra bindim sıkış tepiş olan otobüse. Daracık, iğrenç Çamdibi yollarından geçene kadar insanların paydos zamanı oldu ve yollar iyice kalabalıklaştı. Allahtan erkenden yola çıkmışım diye düşünürken Buca'ya girdi otobüs. Ben 20 dakika sonra okulda olacağımı düşünüyorum tabi. Erken gitmiş olurum, biraz da derse bakarım diyorum. Nasıl bir safsam... Yarım saat sonra heykele anca varabilmiştik. Yollar ana baba günü. Bir yandan da şoför kaloriferi açtıkça açıyor, montla, atkıyla olan otobüs halkı hamamdaymışçasına ter döküyor. Otobüsteki kalabalığın, yolların durumumun üzerine bir de bu gelince sinirlerim gerilmeye başladı hafiften. Ama dert etmiyorum, az kaldı ne de olsa diyorum. Bu sırada sınavıma 35-40 dakika gibi bir şey kaldı. Hala safça gidince notlara bakarım muhabbeti yapıyorum kendi kendime. Ne olduysa oldu trafik birden durdu. Milim ilerlenemiyor. Kalakaldı bütün otobüsler. Zaman geçtikçe telaşlanmaya başladım ben de, yetişebilecek miyim demeye başladım. Otobüsten insem de taksiye binsem dedim, ama etrafta taksiye dair hiçbir iz yok. Zaten öyle bir şekilde sıkıştı ki trafik, ana yolla beraber ara sokaklar da tamamen trafiğe kapandı. Ben iyice yusuf yusuf olmaya başladım. Yürüsem desem ne kadar sürer bilmiyorum, bir de o sırada trafik açılırsa mal gibi kalırım diye bir şey yapamıyorum. Meğersem bizim muhteşem buca yolunda kaza olmuş, yetmezmiş gibi otobüsler bozulup yolda kalmış. Tabi anayol siksen 2 aracın geçemeyeceği darlıkta olduğu için ağzımıza sıçıldı. Ambulanslar geçemiyor, her yeri polis arabaları bastı falan. Otobüsle 5 dakikada gidilen yeri tam 40 dakikada aştık ve okula ulaştık. Tabii sınava geç kaldım ben. Sınıfa girdiğimde herkes çoktan başlamıştı soruları yapmaya. O gerginlikle bir hışım kalemimi, silgimi, hesap makinemi çıkardım. Tam başladım sınava, o da ne?! Her zaman takır takır çalışan, sınavdan önce de kontrol ettiğim hesap makinem bozuk!! Hayatımda etmediğim kadar yaratıcı küfürü, cinsel organlarla olan her şeyi ağız dolusu fırlatmaya başladım. Virgüllü sayıları çarpmaya çalışmakla geçti zamanım. Bir bok da yapamadım sınavda. Ağzıma sıçıldı resmen. Bu nasıl bir lanettir, nasıl bir cenabetliktir allahım!

2 yorum:

Sweet Leaf dedi ki...

:( Ah kuzuum lanetli Buca ya...

Mathilde Tahon dedi ki...

Nefret ediyorum Buca'dan :(