2 Ocak 2011 Pazar

Arkadaşsızlık

Çok fazla arkadaşı olan biri değilim. Ortamlardan ortamlara koşan 15-20 kişilik gruplarım yoktur. Birkaç tane has arkadaşım vardır. Onlar bana yetiyor zaten. En azından yetiyordu bir süre öncesine kadar. Ama şimdi çok arkadaşsız kaldım. Daha doğrusu, hepsiyle çok iyi arkadaşım hala, ama yakınımda değil hiçbiri.

En yakın arkadaşlarımdan biri üniversitenin başındayken başka şehre gitti. Uzun aralıklarla görmeye başladık birbirimizi. Özlüyorduk birbirimizi çok, ama dibimde onun gibi yakın arkadaşlarım olduğundan onun yarattığı boşluk kapanıyordu bir şekilde mecburen. Sonra çocukluk arkadaşım gitti başka şehre. Çok yakınımda oturuyordu. "Kötüyüm, parkta buluşalım mı?" dediğimde 5 dakika sonra çimlerin üzerinde dertleşiyor olurduk. Canımız sıkılınca hemen birbirimize uğrayıveriyorduk. "Hadi dağıtalım" dediğinde bana, 10 dakika sonra Küçük Park'ta içiyor olurduk. Hangi saat olursa olsun bir ihtiyacımız olduğunda, canımız sıkkın olduğunda buluşup konuşabiliyorduk. Kuzenim de gitti bu sırada. Orda burda sabahladığımız günler de geride kaldı. Ama nolursa olsun en yakın arkadaşım hep yakınımdaydı. Bunaldığımızda ya da deli gibi eğlenmek istediğimizde birbirimizin bir metro uzağındaydık. 1 hafta görüşmezsek bunalıma giriyorduk. Ya onun evdeydik ya da benim evde. "10 dakika içinde evden çıkıyorsun, Yaşar'dayım!" diye tatlı tatlı zorlardı beni. Tecavüze uğramış sıfatımızla orda burda gezerdik. Günde 50 kez mesajlaşırdık, araşırdık, birbirimizin annelerini kendi annelerimizden daha çok görürdük. Sonra o da gitti başka şehre çalışmaya.

Yapayalnız kaldım burada tek başıma. Evde oturuyorum bütün gün, dışarı çıkmıyorum. Çıkmadıkça daha da çıkmak istemiyorum. Bir yandan da evde boğuluyorum. Artık "5 dakika sonra aşağıda!" diyebileceğim birisi yok. Ya da "15 dakika sonra sizdeyim, midye de alayım mı" diyebileceğim.. Küçük Park'a bile gitmiyorum, gidemiyorum. Çünkü onlarla giderdik hep. Artık kalmadı ki kimse. Tabiki de hala çok sevdiğim, yakınımda olan arkadaşlarım var. Ne zaman kötü olsam benim için her şeyi, her türlü şebekliği yaparlar. Onlar olmasa zaten çok çok daha kötü olurdum. Ama yine de kimsesiz hissediyorum kendimi. İstediğimiz saatte dışarı çıkabileceğimiz, her türlü pis yiyeceği birlikte yiyebileceğimiz kaç kişi kaldı ki..

3 yorum:

Sweet Leaf dedi ki...

Ben varım, istediğimiz saatte dışarı çıkamıyor olsak bile her türlü pis yiyecekle bana gelebilirsin, ben de sana gelebilirim. :)

Mathilde Tahon dedi ki...

Bu yoruma çok sevindim gerçekten :(((

Arif Cihat dedi ki...

Izmir uzak be yavrum bana. Neydeyim... :D Yoksa biliyorsun; Kuyuya tas atan deliler gibiyiz. :D Gecer bunlar da bence. Biraz zaman lazim galiba, ya da onemli bir degisimin zamani gelmek uzere. Hislerimiz kuvvetli bilirsin. :D