6 Ocak 2013 Pazar

Tanınmamak

Tanınmamaktan korkuyorum. Açık ve net. Aslında dediğim pek açık değil sanırım, yolda birinin seni görüp tanımaması ya da tanımamazlıktan gelmesi değil demek istediğim. Çok daha derin bir anlamı var. Tanımak; birilerinin -arkadaşının, ailenin, sevgilinin ya da herhangi bir tanıdığının- seni karakter olarak tanımak istemesi, bunun için uğraşması, seni okuyabilmesi, bakışlarının anlamını bilmesi. İşte ben bunun olmamasından korkuyorum, yakınımda olanların beni yüzeysel olarak bilip tanıyor sanması, içimi merak etmemesi, bilmek için tanımak için uğraşmaması.

Ketumum. Çevremdekiler "ne düşünüyorsun" diye sorduklarında bile doğruyu söylediğim azdır. Gerçekten güvenmeden, karşımdakini tam olarak tanımadan, aynı şekilde karşımdaki içimi dışımı bilmediği sürece o an kafamdan geçenleri bile paylaşmak istemem. Aslında çok yorucu, çünkü her şeyi içinizde yaşamak zorunda kalıyorsunuz; tanımak için çabalayan insan o kadar az ki. İnsanlara koyduğunuz set gerçek kişiliğiniz sanılıyor. Bazıları sizin sadece sert tarafınızı görebiliyor, bazıları eğlenceli tarafınızı, bazıları duygusal tarafınızı. Sadece bir tarafınız varmış gibi, hepsi birden siz olamazmışsınız gibi. Sizi tanımak için uğraşmıyorlar çünkü, gördükleri şeyin tek olduğunu ve kesinlikle göründüğü gibi olduğunu düşünüyorlar.

Geçenlerde yazdığım bir tivit üzerine arkadaşım benle konuşmak istedi "kimse anlamamış olsa bile bir şeylerin ters gittiğini anladım ben, senin satır aralarını çok iyi okuyorum, ne oldu?" dedi. Şaka yapmıyorum, belki de en mutlu olduğum anlardan biriydi; birisi sizi anlıyor lan düşünsenize! Siz ona bir kelime bile etmeseniz de o seziyor. Çünkü sizi biliyor.

Eski erkek arkadaşlarımdan biri senin karakterini çok seviyorum demişti. Şaşırmıştım, "beni anlamaya hiç çalışmadı ki, şöyle bir durumda ne yaparım ne hissederim diye sallama bir soru sorsam asla bilemez, ilgilenmez de zaten, bir iki huyuma dayanarak bunu söylüyor herhalde" demiştim. Haklıymışım da, bunu dedikten 1 gün sonra kötü bir şekilde ayrıldık. Yaşanan bir olay karşısında verdiğim tepkiye şaşırdı, "sen böyle mi yapardın, böyle mi karşılardın.. "a getirdi. Beni tanımadığını ikimiz de çok iyi bir şekilde anladık.

Dediğim gibi; tanımıyordu, uğraşmamıştı ve en önemlisi tanıyıp tanımamakla ilgilenmiyordu bile. O günden beri de tanınmamaktan korkuyorum. Çektiğim setin arkasında kalanların merak edilmemesinden, yüzeysel davranılmaktan, içimde olup bitenleri öğrenmek için çabalanmamasından korkuyorum. En basitinden, birisi ne düşünüyorsun diye sorduğunda gerçekten ne düşündüğümü rahat rahat söylemek istiyorum. Keşke her şeyi açık açık konuşabilen, her hissettiğimi aynen yansıtabilen biri olsaydım. Beni gören direkt tanısaydı, anlasaydı, ayrıca uğraşıya gerek olmasaydı.

Not 1: Sanırım yıllar olmuştu herkesin okuyabileceği bir yere içimi dökmeyeli, açık açık bir korkumu yazmayalı :/

Not 2: Şimdi yazıyı tekrar okudum da, çok yüzeysel bir korku gibi yazmışım. Ne kadar derin ve içime işlemiş bir korku olduğunu bir bilseniz...

4 yorum:

Sweet Leaf dedi ki...

Birini tanımak için geçen zaman olmasa kimse kimseye yakın olmazdı beybim, o yüzden istediğin şey senin için mantıklı gibi gelse de "be careful what you wish for" dedikleri şey geçerli, eğer herkes seni anında çözebilseydi kimse seni tanımak için çaba göstermeyecek, uzun yıllardır süren ilişkilerinle beş dakika önce tanıştığın kişilerle olan ilişkilerin aynı değerde olacak ve daha da önemlisi "birini tanımak için geçen zaman, yavaş yavaş ilerleyen samimiyet" gibi çok sihirli şeylerin tadı kalmayacaktı. Bunları da göz önünde bulundurman lazım, insanların belli bir gizemi olması şahane bir şey, sadece belli insanlara o gizemin ardındakileri sunmaları da.




...o kadar mutlu olduğunu da fark etmemiştim:')

Arif dedi ki...

Şimdiye kadar anlaşılmak istemekten vazgeçmeliydin sanki Aybü? Hani tamam biraz fazla karmaşık ruh hallerinde olan birileri olabiliriz, belki karşımızdaki insanlardır aslında yüzeysel olanlar... Gerçi ben bu ikinci dediğimde daha çok duruyorum. Yine de hala inancım var. Bir kısmını paylaşabilirim seninle. O yüzden korkma! :))

Scarlet dedi ki...

Seni çok iyi anlayabiliyorum.Fakat şöyle bir gerçek de var çevrendeki insanlar için kurmuş olduğun bu setten dolayı seni tanımaktan çekiniyorlarsa?Çevrendekilere bu şansı verdin mi?

Mathilde Tahon dedi ki...

Güvendiğimde veriyorum aslında :/ Ama o güveni kazanana kadar da zorladığım bir gerçek :/